31 Aralık 2014 Çarşamba

"Uzay boşluğunda mutlu olmak kolay, burda her bir gün ayrı bir olay."

11 Aralık 2014 Perşembe

Ben mi?

Bakıyorum. Büyük acılar. Sonra diyorum sana da yazık be kızım. Halbuki hep gülerim. İşim bu benim. Gülmek yani. İş olmalı yoksa bu kadarı niye derler adama. Demezler onu da biliyorum. Bari onu bilmeseydim. Ama fena da sayılmaz. Neyse. Bu saatte yazıyorsam bir anlamı olsun isterim. Ama yok. Neyse. Çok canım acıdı. Keşke akıllı bir kız olup ağlamasaydım. Akıllı kızlar hiç ağlamazmış. Küçükken büyük annem kulağıma söylemişti. Siz duymadınız. O zamandan başladı acım. Büyüdü. Yalan yok onu da aldım büyüttüm. Hayır korkmadım. Akıllı kızlar korkmazmış. onu da kulağıma söylediler. Siz duymadınız. Duysanız bilirdiniz beni. Neyse. Adamlar görüyorum. Keşke görmesem. Ayıptır söylemesi şu sıra sevmiyorum hiçbirisini. Ayıp mı söylediğim? Tamam hadi ayıp. İşin aslı bütün ayıpları yedim acılarımla birlikte. Üç gün acıkmam.


öpüyorum hepinizin acılarından.

17 Eylül 2014 Çarşamba

insan nankördür.
ben nankörüm.
ve çok anlayış gösterdim.
küsmek değil bu.
kırılmış olmak tüm insanlık adına.
şimdi affedin beni.
gülüyorum.

29 Ağustos 2014 Cuma

Belki uçarım bir gün 
Galata kulesinden
Öpüyorum seni çocuk 
affettiğin için beni,

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Birçok acıya ev sahipliği yapabilirim. idda ediyorum.
Ve yarım yamalak yazıyorum artık. Yalan yok.

Dipnot: her türlü acıya ortak olunur.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

şimdi yalın ayak koşmak vardı.
şimdi bir güzel gitmek vardı.

24 Haziran 2014 Salı

Hep

Zamanla öğreniyoruz ki bu duvarların sonu yok
Bir kaçış yok
Olur ya ölüm ani
Simdiden deyivereyim
-yalan söyledim
Bu da böyle biline.

12 Haziran 2014 Perşembe

Şaka yapmıyorum. 
Tırnaklarımı dibinden kestim.
Acılarım parmak uçlarımda biriksin diye.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Mümkün

Sonra bir doğum gerçekleşiyor. Tertemiz yüz. Mutluyuz elbet, en güzel günümüz elbet. Sarıyorsun zamanı. En baştan başlıyorsun öğretmeye.
Bak
Bu kitap
Bu mum
Bu çamaşır makinesi
Bu burun
.
..
Aynı zamanda gömüveriyorsun bunları bilen bir adamı. Üzgünüz elbet, en kötü günümüz elbet. Kim var kim yok topluyorsun herkesi. Yaşarken iyi hoş da bazen insan altına ezilir. Bildiği bilmediği bütün doğrularla. Oysa güç yaşamak. Halbuki en kolayı. Ne bilsin bunu yazan. Okurum ben. Yarım yamalak yazarım. Kalmasın diye. Kalırsa gıdıklar diye. Bu arada kış mevsimi mutluluk için en ideali. Hoş kalın,

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Dünü hatırlıyorum
 onbirocakikibinonbir
Daha dün
Cok uzak değil
Güzel cocuktun sen
Uslu kizdim ben
Ne hayallerdi ama
Ne mutlu biz


Dipnot:Arada sev beni

16 Mayıs 2014 Cuma

9 Mayıs 2014 Cuma

-unutmaktan-


ben korkuyorum.
-gidip gelen insanlardan
-yalan söyleyen çocuklardan
-sürekli gülen kızlardan
-bilmeyenlerden
-yavaş konuştuğumun düşünülmesinden
-bazen konuşamamaktan
-aşılmaz yargılardan
-beni başkasından tanıyanlardan
-ölü çocuklar görmekten
-bir adım geride durmaktan
-unutmaktan-

lakin bunlar sır. 
isterim ki bilinsin, 
korkular duyuldukça azalırmış.
öyle öğrendim. 
insanın küçükken öğrendiği avuçiçi yazısı gibi silinmezmiş aklından. 
bunu da böyle öğrendim. 





5 Mayıs 2014 Pazartesi

'Ölüm Risalesi'


Sonra eğildi sevgilinin yüzüne
Sürdü bulutlanmış gözlerini
O güzellikler ülkesine
Baktı baktı ve dedi:
-Hayatında güzeldin
Ölümünde güzelsin
Öldün
Bir daha ölmeyeceksin


Erdem Bayazıt

25 Nisan 2014 Cuma

-

Kaçtır söylüyorum sana. Ne giden var ne gelen. Birçok mezar kazdılar. Yanlış anlama, ölülerimiz için değil. Kuşları gömdüler. Olmaz deme bana ordan, gelip görmedin, sus. Beni alaya alıyorsun, yaptıklarımı bildiğin halde. Hayır, sinirli değilim. Sadece annem beni büyütürken ensemden çok öpmüş. Biliyorsun her halini sevdiğim, papatyalar solarsa yitip gider bir kuş.

11 Nisan 2014 Cuma

3 Nisan 2014 Perşembe

Gidebilmek

 Bazı kelimelerin içinde o kadar uzun yaşıyoruz ki şaşırırsınız. Hiç yoktan ihtiyacım olan uzun gitmeler. Insanlar sevmez giden insanları. Tamam düzeltiyorum bazı insanlar sevmez. Ama bir gün birisinden gitmişseniz ve bu kolay gelmişse tren yolculuklarını tavsiye ederim. "Tren raylarını severim. Bağımsızlığı, gidebilmeyi, kalmak zorunda olmamayı anımsatır." der Tezer Özlü. Ki söylüyorum sizlere her insan zorunluluklarıyla hayatımıza girer. Ne mümkün değiştirmek.






Dipnot: sadece ahmaklar 'boş ver' kelimesini cok sık kullanır.

29 Mart 2014 Cumartesi

Zambaklı Padişah

Ne zaman elleri zambaklı bir padişah olursam
Sana uzun heceli bir kent vereceğim
Girilince kapıları yitecek ve boş!

Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidir
Öldükten sonrada tersine yarışırlar, vesselam!

Ece Ayhan

21 Mart 2014 Cuma

Karışabilsem biraz, ben ve beynim

Hayatımın en ağdalı yılını geçirirken beynimde selülit oluşuyor ve çoğu zaman ben nefretle beslenirim ki ondan böyle olmuştur. Inanırım.

Ben biraz beynimden kilo alıyorum. Misal vicudum on kilo, beynim otuz altı. Böyle bir dengeyle ayakta durmakta güç haliyle. Her nasılsa ınsan buna bile alışıyor. Hatalarına bile. Hayatımda pişman olmayacağım hatamızı otuz altı kiloluk beynimde tek başıma taşıyorum. Memnuniyetsizlik değil bu yanlış anlama. Bu biraz kırılmışlık. Keşke diyorum bazen keşke biraz olsun karışabilsem. Hiç yoktan kaybolmasam. Isterdim. Zor.

16 Mart 2014 Pazar

lakin

bir 'düş' de gerçektir.
gerçeklikten payı olmayan onlarca hayale karşı bir 'düş' inanın bana gerçektir.


12 Mart 2014 Çarşamba

8 Mart 2014 Cumartesi

.

O kadar 'yok'um ki 'varlık' ruhumu rahatsız ediyor. 
Uzlaşamıyorum kimseyle, herkesle. 

14 Şubat 2014 Cuma

sınır.


yaş sınırı olan her şey biraz ilgi çekicidir. sınırı geçtin diyelim işte o zaman gereksiz bir ton heyecanın bitiş anı. ki on sekiz yaşına basan bizler ufak değişiklikler bekledik hayattan. turşunun yanında soda içmeye başladık mesela. iki haftada bir balık yemeye gittik, brokoliyi sevdik, ıspanağı iki tabak yemeye başladık daha neler neler. 

13 Şubat 2014 Perşembe

Ağzımın tadı

Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
Boğazımda düğümleniyorsa lokma,
Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
Denize bile iştahız bakıyorsam
Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
Bu darağacı suratlı toplum!

Oktay Rıfat Horozcu

9 Şubat 2014 Pazar

5 Şubat 2014 Çarşamba

- Sabah sabah diyorum ki bu kadar bağırma.
+ İçim dolu diyorum sabahı akşamı mı var, içim dolu n'apayım bağırmayıp!


2 Şubat 2014 Pazar

1 Şubat 2014 Cumartesi


Çünkü kadınların geceyi saklayacak omuzları vardı.
Kalpleri kararmasın diye sevdiklerinin.

27 Ocak 2014 Pazartesi

.

Annem bana hamileyken karamsar bir kadınmış.
sanırım umutsuz olmamın sebebi bu.

Karanlık bir odada doğmuşum.
sanırım güneşe alerjim olmasının sebebi bu.

Bir çocuk sevmiştim.
sanırım sevemeyişimin sebebi bu.

Büyüdüğümde insanların karşısında hiç ağlamadım.
sanırım onlardan nefret etmemin sebebi bu.

Artık cümle kurmuyorum.
sanırım güvenmeyişimin sebebi bu.

Eskisinden çok okuyormuşum
sanırım kaçmak eylemini bu şekilde gerçekleştiriyorum, sebebi bu.

Kalbim kaşınıyor.
sanırım yazıyor olmamın sebebi bu.

Hayal kuramıyorum.
sanırım gelmeyeceğini artık kabullendim.



biraz dinler
biraz uyuruz


20 Ocak 2014 Pazartesi

'Ölmeyi düşündüm'

Biz seviyoruz mutsuz olmayı. Bir çiçek koparsa bir genç, kendimizi suçlu buluyoruz. Kitaplar yazıyoruz daktilolar eşliğinde. Kalplerimizi temizliyoruz, sorgusuz sualsiz gidiyoruz. Boş versenize. Herkes biz olsa bizden biz olmaz. Neyi anlatıyorum ben. Ama lütfen kızmayın bana. Içinizde ikiliyi yaşadığınız olmuştur. Anlayıverin beni. Tam bir şeye karar kılmışken zıttını savunan yine ben. Biz oluyorum birden. Oyun oynamak istemiyorum. Bu ben değilim. Balığımı alıp gitmek tek cazip gelen seçenek. Boş versenize. Balıklar ölmesin.







Tam üçgün sırtüstü yattım
Ölmeyi düşündüm
Ölüyü değil
Ölmeyi
   -Turgut Uyar

17 Ocak 2014 Cuma

'Şunu öğrenmelisin: Sen hiçbir şey değilsin. Seni senden çalan toplumdur.'
                                                                                Tezer Özlü

Her yapılanı bir nebze kabul edebilirdim lakin beni kendi gözümde küçük düşürmeleri inanılır şey değil. Bakıyorsunuz yaşıyorlar. Ellerine geleni kopararak hunharca yaşıyorlar. Bir topluluğun insanı olmayacağıma dair söz veriyorum. Birey kavramını yıkan o iğrenç topluluk.

İyice paranoyaklaşıyorum ve buna sebep olan insanlardan tiksiniyorum dostum. Yaşamak kavramından soyutlanacak kadar. Kendimi koruyamadığım hissiyatı, bulunduğum ortama karşı nefretim, içimde büyük balonlara üfleyen küçük çocuklar yetiştiriyor. Ve anlayamıyorum. Neden yapıyorlar bunu?

10 Ocak 2014 Cuma

böylece dostum

uzun sessizlikler korkuları tetikler. kimliği belirsiz insanların menziline gireriz böylece. o an yaşamak ve ölmek arasında git geller başlar. demek istediğim seçim yapmamız değil. o an orada ölecek olmamız.

6 Ocak 2014 Pazartesi

1 Ocak 2014 Çarşamba

zamanla aramda anlaşamadığımız hususlar var. ki ben kimi zaman çabalardım. gündüzlerimi iyi geçirmek için. geceleri susmak için. bir kahve içmek adına bir saat için. artık saat takmıyorum. telefonumun varlığından bi'haberim. 2014 olmuş, bir yaş daha. sizin de içiniz titretmiyor mu? ben sevemedim bu olayı.